Son günlerde bazı şeyler beni düşündürüyor.
Mendil meselesi:
Bazı insanlar mendil kullanırlar, ceplerinden çıkartır, sümkürür, ya da her ne ise bir ifrazatı çıkartır sonra onu katlayıp ceplerine koyarlar. Bana çok sağlıksız ve hiç hijyenik gelmiyor. Düşünün genelde mikrop barındıran bu nesneyi bütün gün cebinizde taşıyorsınız, defalarca kullanıyorsunuz. Üstelik te kağıt mendil diye bir medeniyet varken.
Hani eskiden ( ama benim hatırlayabildiğim zamanlarda) afedersiniz "taharet bezi" vardı hani şu "taharet musluğunun" vanasına yada o cıvarlara asılırdı, pek kalmadı şükür, onun gibi birşey.
Hala mendilde israra hayret ediyorum....
Edep meselesi
Eskiden, hoş görülesi yaramazlıklar yapan çocuklara büyükleri "seni gibi edepsiz seniii" derlerdi. Şirin bir ifadeydi.
Geçtiğimiz günlerde, Almanya tarihinin en büyük organize suç fiilini işlemekten hapis cezasına çarptırılmış bazı kişiler için Başbakan Yardımcısı Bay Bülent Arınç "birkaç edepsiz" ifadesini kullandı. Acaba hoş görülesi ufaklar anlamında mı yoksa ahlak dışı bir faaliyet anlamında mı burası bence muğlak.
Dün de Başbakan Bay Recep T. Erdoğan, "partimizin adını A Ke Pe olarak telaffuz eden edepsizdir" dedi. Acaba hoş görülesi ufaklar anlamında mı yoksa ahlak dışı bir faaliyet anlamında mı burası bence muğlak.
Bilemedim bir yandan da şunu düşünüyorum AK'lık sözde değil özde olur sen işine gücüne bak millet A Ke Pe demiş AK Parti demiş ne farkeder. Faaliyetin ve geçmişin AK olsun yeter.
Günlük konuşmalardaki bazı yanlışlar meselesi
Gerek Türkçe gerek arapça/farsça ve batı billerine ait pek çok kelimemiz var ( hoş günlük kelime kullanımı artık 200 adetmiş ama) bunların çoğunun yanlış telaffuz edildiğini ve artık bu şekilde bilindiklerini, doğrusu telaffuz edildiğinde de duyanlarım müstehzi bir ifade takındıklarını görüyorum.
Hemen aklıma geliveren birkaç örmek.
İkamet-İkametgah : geçem günlerde radyoda doğrusunu söyleyen bir spikeriş duyunca gözlerim yaşardı. Uanlış telaffuzu (k) harfinin "kağıt" ta kullnılan (k) gibi olması doğrusu ise bu harfin "kalem" deki (k) şeklinde kullanılmasıdır.
Dahi : türkçe'de (de), (da) ekinin tam söylenişidir yanlışı (a) harfinin uzatılarak okunmasıdır. Bu durumda anlamı tamamen değişmektedir.
Kuvöz : Fransızca'dan dilimize yerleşmiş olan bu doğumsunrası bebek ünitesinin yanlış okunuşu "küvez"dir.
Umre: genellikle "ümre" olarak yanlış telaffuz edilmektedir.
Daha pek çok kelime var, aklıma geldikçe yazacağım. Buradaki temel problem Türk Dil Kurumu'nca yazılarda ( eskiden şapka olarak tabir ettiğimiz) üst işaretleri kaldırmış olmasından kaynaklanmaktadır. Diğer bir temel yanlışlık ise özellikle radyo ve TV spikerlerinin bu kelimeleri yanlış telaffuzundan kaynaklanmaktadır. Maalesef kimsenin de umurunda değildir.Ne olacak en kılavuzu recep İvedik olanın......
Çocukara hitap meselesi :
Hanımın biri ileriye sesleniyor "halacığım... halacığım... gel buraya" oradan bir küçük çocuk geliyor ????? yada "Nasılsın Babaanneciğim", çocuk 3,5 yaşında. Ne gereksiz ve yanlış bir hitap, neden oğlunuzu "ablacığımm, anneciğim, halacım, teyzeciğim"; yada kızınızı" babacığım, amcacığım, abiciğim" şeklindeki bir hitapla çağırıyorsunuz ? hayret. İsimleri yok mu, ya da gerçek sıfatları.... pek bayağı buluyorum
Geçen gün yazdığım araştırmaya ekler :
Şunları atlamışım:
Yurttaşların %62'i Din'i yaşamlarındaki önem sıralamasında ilk basamağa koyuyor ( aman hemen pis dinsiz falan demeyin, ne biliyorsunuz ne derece dinli olduğumu).
Aynı oran Laiklik için %16 ve dikkat buyurun demokrasi için %13.
Ailer reisi erkek olmalı diyenler %71
Kadın her zaman kocasına itaat etmeli ve sözünden çıkmamalı diyenler %61
Ülkede işsizlik varken çalışmak kadınlardan çok erkeklerin hakkı diyenler %64
Kadınların bir işte çalışmak için kocasından izin alması gerektiğine inananlar %64
Daha neler neler, hicabım, yazmamı engelliyor. Anlaşılan 1923 kazanımları bol gelmiş özellikle kadınlara. Otur evinde yemek pişir, çocuk doğur ey mahluk...Haydi hayırlısı
Hepinize iyi hafta sonları...