Salı, Nisan 10, 2007

uzundur yazmamışım

Uzundur yazmamışım yahu !!!!!!!!

Bursa gezisi, sybella'nın doğumgünü partisi vesaire konular malum sayfalarda yazıldııı :)... tekrara ne lüzum hepsi çok keyifliydi yenileri için gün saymaya başladık bile.

Bahar tam anlamıyla geldi bile, dışarıdaki ıhlamır ağacının tumurcuklanışını onları teker teker patlayarak yapraklar çıkışını günde güne izledim, her bahar yaparım bunu çocukuğumdan beri evimin önündeki atkestanesi ağacını ve son yıllarda da ofisimin canının hemen dibindeki ıhlamur ağacından. Ne muhteşemdir tabiatın uyanışı ne inanılmaz ne kusursuz ve ne güzeldir. Bunu fark etmeden yaşayanla ne büyük bir kayıp içindedir yahuu... Farketmeliyiz dostlar her şeyi ayrı ayrı ve tüm detayları ile farketmeliyiz. Yaşamda hiç bir an bile boş verilecek kadar basit değildir. Aksibe her bir an bir önceki anın tecrübesi, kendi yoğun bilgisi vegelecek anın tomurcuklarını taşır. Bulunduğumuz an ne derece farkındalığımız içinde ve en iyi şekilde yaşanıyorsa bir sonraki an o derece iyi olacaktır. Aslında karma felsefesinin temeli de bunu içermektedir. Basit, çok basit yorumu ile sebep sonuç ilişkisi. Evren bu kural ile süregelmektedir...... farkında olalım her şeyin hiç bir şeyi boşvermeden ve atlamadak, detaylarda kaybolmadan ama tüm detayları da farkederek.


Felsefe bu kadar yeter geçen gün sevgili ile Fazıl Bey kahvecisine gittik, Kadıköy çarşısı içinde minicik bir dükkan, bildim bileli vardır hatta içerdeki kahve öğütücüsünün özerindeki dönen çarklar hep dikkatimi çekmiştir. Hatırladığım kadarı ile burası kurukahveci dükkanı idi ve servis yapılmazdı şimdi servis te başlamış. aman ne keyif. Kahve kültürünü sevmem pek amerikan işi gelir diyenlere, "Türk kahvesi" diye bir kavramın yüzyıllardır var olduğunu hatırlatayım. Aslında biz toplum olarak kahve içeriz o çok önemlidir, "bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır" gibi pek çok deyişimiz vardır, hatta günün ilk yemeğini bile "kahve altı" olarak kullanırız nasıl kahve toplumu değiliz canım :)

Şimdi buraya Bursada içtiğim bir kahve resim yakıştı. Gelelim Fazıl Bey kahvecisine, minicik dükkan, üç beş minik masa var zaten burası oturup saatlerce vakit geçirilecek bir yer değil bir soluklanmak için oturup kahve içmek ve keyif yapmak ve devam etmek yeri. Kahveniz küçük bir tabakta ikram ediliyor, Tabakta küçük bir bardak su, bir fincan kahve ve kürdana batırılmış bir adet küçük lokum var.
Aslında eskiden kahve fincanları çoğunlukla yandaki resimde görüldüğü üzere sapsız fincanlarda içilirdi. Saplı fincanlar da keyiflidir.
Evlerde bu sapsız fincanlar için gümüş fincan zarfları olurdu, fincanlar bu zarflar içine oturtulurdu, ben hala hatırlıyorum.
Evet Kadıköy çarşısında işiniz var ise yada işiniz olmasa da muhakkak gidin, pek keyifli...
Kahve seviyorsanız keyifle için yahu, kahve kültürü emperyalist bişeydir laflarını bırakın, geçin bu işleri allahaşkına ne alakası var. Ayrıca bişeyi hatırlatayım, genelde kızılan o pek meşhur uluslararası kahve şirketi amerikalıların değil arapların :)



8 yorum:

Tanya's dedi ki...

Oohoh..yine kuduruşalım..yine kahve içmeye gidelim..yine ve hep..çoook

Sybella dedi ki...

Kahve...Evet kahve şahane..Bir süre önce Hocamdan öğrenmiştim şu meşhur kahveler zincirinin Amerikan şirketi olmadığını...Ve kahve keyiftir..Bilene...Hadi içelim...

bartonfink dedi ki...

Hocam, ne yapalım bana kızıyorsun ama ben de şöyle güzel bir seylan çayı-bergamot-iran çayı harmanını hiçbir kahveye değişmem.Ama, bizm aileye has bir kahve çeşidi vardır:"Ara Kahvesi".Yani, maaile rakı sofraları kurulur, yenilir, içilir;kafalar hafiften bulununca bir ara kahvesi içilir ki, ayılınıp içmeye devam edilsin.
Bir de -Sybella bilir - Boşnaklardaki üç çeşit kahve var elbet:
Ojgeldin kahvesi,Mehebbet Kahvesi,Sikter kahvesi...

AES dedi ki...

hahhaaaa
yahu ne alakası var sana kızmakla, ben de nadiren de olsa çayı seviyorum ama kahve her zaman daha aslan gibi bişeydir benim için. ama harbi kahve kokulu mokulu olmayan miss gibi kahve ister filtre ister türk ister perkülatör ister amerikan ister fransız miss gibi harbi kahve. Rakı sofraları hakkında hakkaten çok bilgim yok ama herhalde bahsettiğin ara kahvesi keyifli olsa gerek... çook uzaktan boşnaklık var bende de ama şu üç kahveye bayıldım :)
yaw düşünsene şık bir parti dönüşü,akşam olmuş sevgili ile oturmuşsun, kravatı çıkartmış ve beyaz kolalı yakalı gömleğini bir düğme açmışsın, sevgili üzerinde şık tuvaleti ile hala, şömine yanıyor miss gibi bir kahve ve iyi bir konyak, hafifff bir caz piyanosunun sesi miiiiiiiissssss
şimdi sen elit oldu diyeceksin ama ben bayılırım yahu....

AES dedi ki...

tanya,sybella hadi kahve içelim yahu... koza handa veya fazıl beyde
haftanın ortası oldu artık hafta sonu programları yapma zamanı geldiii

Tanya's dedi ki...

haftasonu geldi sibel hanım...huuu..uyku vakti...

Sybella dedi ki...

Delisiniz siz...Ama kahve illa ki kahve...Kim bilir bu kadar kahve içmezsem ne kadar uyurum düşünebiliyor musunuz???

Sebnem dedi ki...

CANIM ÇEKTİ..AZ ÖNCE İÇTİM BENDE YAHUU...ÖZLEDİM SİZLERİ:))