Cuma, Temmuz 06, 2007

İşkillitepe V.......... dairesi

Ne dairesi olduğunu yazmıyayım da başıma dert almıyayım, Sybella nın dediği gibi blogları kimler okuyor hangi amntıkla belli değil.
Geçenlerde v...... dairesine gittim hadi şöyle diyelim İşkillitepe V....... Dairesi, para ödemek için, her zaman da giderim, bankaları sevmediğimden işlemleri bizzat yaparım. Gene her zamanki halimle, sırtımda çantamla girdim kapıdan, bir kere kapıda neden olduğunu anlamadığım malum rontgen cihazları, özel güvenlik şirketi korumaları, alarmlar vs sanki 9/11 den hemen sonraki Amerika havaalanları gibi. Neyse para pul işleri var, devlet dairesi vs derim hep. Kapıda bana aşina olan güvenlikçiye selam verdim, alarmlı makinadan geçtim, adam çantamı açmak istedi hemen dedim ve açtım. İşte kızılca kıyamet orada koptu, zira çantamda bir önceki gün tamirden aldığım video kameram, daha sonra gideceğim mekanda kullanmak üzere hazır bulunan tele objektifli analog kameram ve de üstüne üstlük, dijital kameram da vardı. Adam birden buz gibi oldu aman dedi -bunu hemen zimmete almamız lazım.....
Arkamdaki insanlar, beni en aşağılık bir suçlu gibi süzerken önce bi durdum, zaten dövmeleriden ve de piercingimden dolayı olası kötü şahsiyetim ya.....
İlk afallamayı geçtikten sonra nedenini sordum, buraya kamera giremez dedi sertçe. Bu arada arkamdakiler iyice huysuzlaşmaya başlamıştı. Tabi canım falan diyerek bana olan hiddet ve nefretlerini hertürlü bakış ve işmarlar ile kustular.
Peki dedim, ya çantanın içindekiler çalınırsa nolacak, sorumlu benim dedi adam, yahu ben seni tanımıyorum ki . Oldu güzelim dedim, bana karşılığında ne vereceksin.
Çantayı aldım diye kağıt dedi... ya içindekiler???? öyle olmaz güzelim dedim adama madem zimmete alıcan adam gibi al. aç bakalım dedim teker teker seri numaraları ile kayıt yaptırdım, epeyce zamanımızı aldı ama ben hiiiiç istifimi bozmadım. İmzayı attı şimdi,benim gördüğüm antetsiz bir kağıt ve lalettayin bir imza, olmaaaz dedim kaşe de isterim. adan gıcık olarak gitti ve kaşe de bastırdı.
Muzaffer bir eda ile bana geldi, nasıl geçirdim havası ile kağıdı bana uzattı, adeta teksir kağıdı gibi olan bu hiç bir hükmiyeti olmayan kağıdın üstünde ne yazıyordu biliyormusunuz " silah teslim alma belgesi"............................

Neyse ben vatandaşlık hizmetimi yapıp geri döndüğümde kapıda beni bekliyordu, yahu dedim hadi bana işin aslını anlat.... Yahu dedi haklıyız biz, nasıl? dedim..... Geçen sene bir adam geldi makina sokmuş içeri dey.....s, çekmiş fotografları, vermiş gazeteye tüm daireyi rezil etmiş.....

Yani anlayacağınız adamın genişleterek anlattığına göre adam, memurların harıl harıl !!!!!!! çalışmasının, yün örmeleri vs resimnlerini çekmiş vermiş gazeteye..... İşkillitepe v.... dairesi şimdi halktan korunmanın yolunu bulmuş. Bana sorarsanız fotografçı adam tam bir vatandaşlık vazifesi yapmış.

Yapma ya dedim adama, sence kim haklı, tabi daire haklı dedi, bu dey...s millet yüzünden rezil olduk....
Haklısın dedim ne diyim, ama dedim sen artık cep telefonlarına da el koy zira her cep telefonunda artık kamera var, haklısın dedi, duvardaki yazıyı okumadın galiba diye de ekledi, dönüp baktım şöyle yazıyordu," daire içinde cep telefonu ile konuşulamaz".

8 yorum:

Tanya's dedi ki...

hahaha ben bunu canlı dinlemiş biri olarak buna da cok güldüm.

Ne eziyet değil mi? Hemde bizim paramızla

Sybella dedi ki...

Evet bizim paramızla hem de insan gıcık oluyor bu adılazımdeğildevletdairelerinde...

AES dedi ki...

sormayın yahu çocuklar
aslında güldüm tabi ama
nasıl almışlar kendilerini korumaya
aferin yahu

Rodrigo dedi ki...

Oi, achei teu blog pelo google tá bem interessante gostei desse post. Quando der dá uma passada pelo meu blog, é sobre camisetas personalizadas, mostra passo a passo como criar uma camiseta personalizada bem maneira. Se você quiser linkar meu blog no seu eu ficaria agradecido, até mais e sucesso. (If you speak English can see the version in English of the Camiseta Personalizada. If he will be possible add my blog in your blogroll I thankful, bye friend).

bartonfink dedi ki...

Vallahi hocam, esasında adamlar haklı.Bu cihazları bir nevi silah gibi kullanıyorlar, adamcağızların da huzurunu kaçırıyorlar.Bu işleri hep Uğur Dündar öğretti bu halka.E şimdi teknoloji de gelişti, silahlar daha "müçehhez" yani.Adamı iki dakikada medyalayıverirler, ne olduğunu anlayamazsın.
Fakat, ben bir de şu yeni nesil güvenlikçilere hastayım.Üniforma fetişizmimizin canlı abidesi: Gözlerde gözlük, kulaklıklar filan tam tekmil nöbetteler.Sanki gireceğimiz yer "Kımıl Zararlısıyla Mücadele Enstitüsü" kıvamında bir yer değil de, MİT Genel Merkezi.Zaten, dikkat buyurun, ben bizim ülkemizden başka yerde kendini trafik polisi zanneden deli görmedim.Delisi bile bir üniforma meftunu...
Neyse Hocam, çoşmuşum ben de bu arada, nerelere gelmişim yahu...
Son olarak da, sizin commentler uygun bir anımı nakledeyim, yeri gelmişken.Bir arkadaşımız bir belediyede sonunda isyan edip, oradaki memurların maaşını kendisinin ödediğini söylemiş.Yanıt:
"Sen çok Amerikan filmi seyrediyorsun galiba..."

AES dedi ki...

yahu bartoncum haklısın, aslında ben de bu özel güvenlikçilere acaip gıcığım, yaw herifler devlet içinde devlet, görev mıntıkaları nerde başlar nerde biter belirsiz, kimisinin elinde "uzi" bile var. ben olayı devletin bitmiş hali olarak görüyorum, ne demek özel güvenlik yani devlet, benim için olan devşet, beni korumakla görevli ve beni koruma ve kollaması için para ödediğim devlet var, bu devlet yeterli olmalı, demekki devlet zayıf ve belli durumlarda aciz, ben devletimi böyle görmek istemiyorum, onu kuvvetli ve hakim görmek istiyorum, galiba çok şey< istiyorum, sata sata bitmedi be.....

Sebnem'den dedi ki...

AYYY...GICIK OLDUM BU ADAMLARA YA...BİR ÖZEL GÜVENLİK GÖREVLİLERİNE BİR DE BAKAN KORUMALARINA GICIK OLUYORUM..

AES dedi ki...

sorma şebocum yaw me komikler aslında tam aziz nedinlik yahu keşke yaşasaydı gönderirdim hikayemi:)