Perşembe, Eylül 02, 2010

notlar

İktidarların düştüğü en büyük zaaf bir daha gitmemek için koltuğa yapışmaktır. Elbette her iktidar bulunduğu yerde kalmak ve hiç gitmemek ister. Demokrasilerde gitmemek, kendini seçmene beğendirmek, halka ve memlekete yararlı işler yapmakla olur. Erkleri ele geçirerek her anlamda muktedir olacak şekilde düzenlemeler yaparak iktidarı devam ettirmek, düşülecek en fahiş hatadır. Zira bu faaliyetlerin yapıldığı an gerçekte iktidar bitmiştir...Sonrası gerçekleşse de zoraki bir haldir ve geçici olur ...Hataya düşenlerin durumu tarihte sabittir.

Geçtiğimiz günlerde Ruhban Okulu'ndaki faaliyetin ne olduğunu, onu tam cepheden görmekte olan balkonumuzda otururken merakla izledik. Öğrendiğimiz kadar Patrik dahi gelmişti...Daha sonra aldığımız bilgide, bu faaliyetin Yunan sanatçıların İstanbul üzerine resim, heykel vs. gibi faaliyetlerine ait bir sergi olduğunu öğrendik.
Yıllardır karşımızda duran ve içini hiç görmediğimiz okulu görmek ve sergiyi gezmek üzere gittik.


Güzel bir sergi idi, diğer yandan dışarıdan gördüğümüz gibi okul da her an için faaliyete geçecek kadar hazır ve bakımlıydı.


Programda olmamamıza rağmen Papaz efendi kırmayarak bize içeride bulunan bir şapeli de gezdirdi ve genel bilgiler de verdi.
Birkaç resim aşağıda...



6 yorum:

Adsız dedi ki...

Misyonersiniz! :)

Ersin dedi ki...

esprinizi kabul ettim

pisikopati dedi ki...

pardon bişey sorucam tanyanın blog postlarına yorum yazamıyoruz mu artık yoksa ben mi bişeyi atlıyorum?

Ersin dedi ki...

evet Tanya'nın yasılarına artık yorum bırakılmıyor

Eylül, dedi ki...

o sıralarda fotoğraflarım vardı benim de.. korunmuş kollanmış heybeli deki güzelliklerin başında bence.

Tanya's dedi ki...

Ne kadar güzel bir yerinde adanın. Ne muhteşem bir manzara.

Ve evet açılmamalı dedirten bir bilgi, hazırlık..